İlahi Rehber - 75

Kıyâme

"Kıyâme Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 75. suresi olarak, kıyamet gününün tasvirini yaparak, insanları uyarmaktadır. Bu sure, hayatın geçici olduğunu ve ahiret hayatının ebedi olduğunu vurgular. Kendimizi, yaşamımızdaki amacımızı ve ahiret için hazırlık yapmamız gerektiğini hatırlatır. Kıyâme Suresi, özellikle zor zamanlarda okunması tavsiye edilen bir suredir. Rahatlatıcı ve iman tazelemesi sağlayan bu sure, insanın bir gün Allah'ın huzuruna çıkarak hesap vereceği gerçeğini gözler önüne serer. Kıyâme Suresi'ni düzenli olarak okuyarak, hem ruhunuzu besleyebilir hem de kalbinizi manevi bir havada tutabilirsiniz."

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ كَلَّا لَا وَزَرَ إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَتَذَرُونَ ٱلْءَاخِرَةَ وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌۭ تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى أَلَمْ يَكُ نُطْفَةًۭ مِّن مَّنِىٍّۢ يُمْنَىٰ ثُمَّ كَانَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْۦِىَ ٱلْمَوْتَىٰ

Transliteration

La uksimu bi yevmil kıyameh. Ve la uksimu bin nefsil levvameh. E yahsebul insanu ellen necmea ıza meh. Bela kadirine ala en nusevviye bena neh. Bel yuridul insanu li yefcure emameh. Yes'elu eyyane yevmul kıyameh. Fe iza berikal basar. Ve hasefel kamer. Ve cumiaş şemsu vel kamer. Yekulul insanu yevme izin eynel meferr. Kella la vezer. İla rabbike yevme izinil mustekar. Yunebbeul insanu yevme izin bima kaddeme ve ahhar. Belil insanu ala nefsihi basireth. Ve lev elka meazireh. La tuharrik bihi lisaneke li ta'cele bihi. İnne aleyna cem'ahu ve kur'anehu. Fe iza kara'nahu fettebi'kur'anehu. Summe inne aleyna beyanehu. Kella bel tuhıbbunel acileh. Ve tezerunel ahıreh. Vucuhun yevme izin nadıreh. İla rabbiha nazıreh. Ve vucuhun yevme izin basireth. Tezunnu en yuf'ale biha fakıreh. Kella iza belegatit terakıy. Ve kile men rak. Ve zanne ennehul firak. Velteffetis saku bis sak. İla rabbike yevme izinil mesak. Fe la saddeka ve la salla. Ve lakin kezzebe ve tevella. Summe zehebe ila ehlihi yetemetta. Evla leke fe evla. Summe evla leke fe evla. E yahsebul'insanu en yutreke suda. E lem yeku nutfeten min meni yin yumna. Summe kane alakaten fe halaka fe sevva. Fe ceale minhuz zevceyniz zekere vel unsa. E leyse zalike bi kadirin ala en yuhyiyel mevta.

Translation (TR)

Kıyamet gününe yemin ederim. Ve nedamet çeken nefse yemin ederim. İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor? Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz. Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der. Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der. Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der. Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der. Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der. Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der. Hayır; hayır; bir sığınak yoktur. O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun. O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir. Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir. Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir. Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle. Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer. Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle. Sonra onu sana açıklamak Bize düşer. Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz. Ahireti bırakırsınız. O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır. O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır. O gün bir takım yüzler de asıktır. Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır. Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir. Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir. Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır. Bacaklar birbirine dolaşır. O gün sevk Rabbin huzurunadır. O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti. O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti. O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar! İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır? O, katılan bir meni damlası değil miydi? Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti. Ondan, erkek, dişi iki cins yaratmıştı. Bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.

77

Mürselât

Mürselât Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 77. suresi olup, 50 ayetten oluşmaktadır. Bu sure, kıyametin geldiğine dair güçlü uyarılar ve ahiret hayatının gerçekleri üzerine derin bir bakış sunar. Müslümanlar için ruhsal bir rehber niteliği taşır. Zorluklarla karşılaşıldığında, huzur bulmak ve Allah’a yakınlaşmak amacıyla sıklıkla okunması tavsiye edilir. Mürselât Suresi, hislerimizi derinden etkileyen ayetleriyle, inananlara ilham verir ve manevi bir güç sağlar. Bu nedenle, sabah namazından sonra ya da sıkıntılı anlarda okunması, kalbi sakinleştirir ve ruhun dinginliğine kavuşmasına yardımcı olur.

78

Nebe'

'Nebe' Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 78. suresi olarak, kıyametin büyük gününü ve onun sonrasında yaşanacakları etkileyici bir dille tasvir eder. Bu sure, insanlara Allah'ın kudretini hatırlatmanın yanı sıra, ahiret hayatının gerçeklerini de gözler önüne serer. Gündelik yaşamda ruhsal bir rehberlik sunan 'Nebe' Suresi, sıkıntılı zamanlarda okunarak huzur bulunabilir. Zihinleri aydınlatan bu ilahi mesaj, inananların kalplerine derin bir iman aşılar. Günde belirli zamanlarda ya da özel günlerde, bu sureyi okumanın sevabı büyük olup, ruhen bir arınma ve manevi bir rahatlama sağlar.

79

Nâziât

Nâziât Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 79. suresi olarak derin anlamlar taşıyan bir özelliktedir. Bu sure, dünyadaki yaşamın geçiciliğine ve ahiretin ebediyetine dair uyarılar içermektedir. Müminler için huzur verici bir okuma kaynağı olan Nâziât Suresi, özellikle zorluk anlarında okunması önerilen bir duadır. Kur'an'ı Kerim’i anlamak ve hayatımıza tatbik etmek isteyenlerin başvurduğu bu sure, zihinlerdeki karamsarlığı dağıtarak, kalplere umut ve huzur aşılamaktadır. Zaman zaman stres ve kaygı ile dolup taşan hayatlarımızda, Nâziât Suresi’ni okumak, ruhsal dinginlik sağlamak adına etkili bir adımdır.