İlahi Rehber - 79

Nâziât

"Nâziât Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 79. suresi olarak derin anlamlar taşıyan bir özelliktedir. Bu sure, dünyadaki yaşamın geçiciliğine ve ahiretin ebediyetine dair uyarılar içermektedir. Müminler için huzur verici bir okuma kaynağı olan Nâziât Suresi, özellikle zorluk anlarında okunması önerilen bir duadır. Kur'an'ı Kerim’i anlamak ve hayatımıza tatbik etmek isteyenlerin başvurduğu bu sure, zihinlerdeki karamsarlığı dağıtarak, kalplere umut ve huzur aşılamaktadır. Zaman zaman stres ve kaygı ile dolup taşan hayatlarımızda, Nâziât Suresi’ni okumak, ruhsal dinginlik sağlamak adına etkili bir adımdır."

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ فَحَشَرَ فَنَادَىٰ فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ فَأَمَّا مَن طَغَىٰ وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

Transliteration

Ven naziati garka. Ven naşitati neşta. Ves sabihati sebha. Fes sabikati sebka. Fel mudebbirati emra. Yevme tercufur racifeh. Tetbeuher radifeh. Kulubun yevmeizin vacifeh. Ebsaruha haşiah. Yekulune e inna le merdudune fil hafireh. E iza kunna izamen nahıreh. Kalu tilke izen kerretun hasireh. Fe innema hiye zecretun vahıdeh. Fe iza hum bis sahireh. Hel etake hadisu musa. İz nadahu rabbuhu bil vadil mukaddesi tuva. İzheb ila fir'avne innehu taga. Fe kul hel leke ila en tezekka. Ve ehdiyeke ila rabbike fe tahşa. Fe erahul ayetel kubra. Fe kezzebe ve asa. Summe edbere yes'a. Fehaşere fe nada. Fe kale ene rabbukumul a'la. Fe ehazehullahu nekalel ahıreti vel ula. İnne fi zalike le ıbreten li men yahşa. E entum eşeddu halkan emis sema', benaha. Refea semkeha fe sevvaha. Ve agtaşe leyleha ve ahrece duhaha. Vel arda ba'de zalike dehaha. Ahrece minha maeha ve mer'aha. Vel cibale ersaha. Metaan lekum ve li en amikum. Fe iza caetit tammetul kubra. Yevme yetezekkerul insanu ma sea. Ve burrizetil cahimu li men yera. Fe emma men taga. Ve aserel hayated dunya. Fe innel cahime hiyel me'va. Ve emma men hafe makame rabbihi ve nehennefse anil heva. Fe innel cennete hiyel me'va. Yes'eluneke anis saati eyyane mursaha. Fime ente min zikraha. İla rabbike muntehaha. İnnema ente munziru men yahşaha. Ke ennehum yevme yerevneha lem yelbesu illa aşiyyeten ev duhaha.

Translation (TR)

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun, Canları kolaylıkla alanlara and olsun, Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun, Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun O gün bir sarsıntı sarsar. Peşinden bir diğeri gelir. O gün kalbler titrer. İnsanların gözleri yere döner. Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?" "Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?" Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür." Doğrusu bir tek çığlık yetecektir. Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir. Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi? Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti: "Firavun'a git; doğrusu o azmıştır." "Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?" "Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın." Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi. Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı. Geri dönüp yürüdü. Adamlarını toplayıp seslendi: "Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi. Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı. Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır. Ardından yeri düzenlemiştir. Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir. Dağları yerleştirmiştir. Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır. Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar. Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar. Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir. İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir. İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir. İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir. Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir. Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir. Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar. Nerde senden onu anlatması? Onun bilgisi Rabbine aittir. Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.

81

Tekvîr

Tekvîr Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 81. suresi olup, kıyamet alametlerini ve ahiret hayatının gerçeklerini gözler önüne serer. Bu sure, okuyucusuna derin bir farkındalık kazandırarak hayatın geçiciliğini hatırlatır. Özellikle zor zamanlarda ya da kaygılı anlarda okunması, ruhsal bir huzur ve sükunet getirir. Faziletleriyle bilinen bu sure, manevi bir yolculuk yapmak isteyen herkes için önemlidir. Unutulmamalıdır ki, Tekvîr Suresi'nin okunması, kalplere huzur ve düşünceye derinlik katar, insana ilahi mesajları hatırlatır.

82

İnfitâr

İnfitâr Suresi, insanın sonunu ve ahiret hayatını hatırlatan önemli bir bölümdür. Bu sure, kıyamet günü meydana gelecek olayları tasvir ederek, inananların kalplerinde derin bir hüzün ve tefekkür duygusu uyandırır. Kıyametin dehşeti karşısında, Allah'a yönelmenin ve O'na dua etmenin önemini vurgular. Sure, ruhani bir arınma sağlamak ve günahlardan arınmak isteyen herkes için müstesna bir kaynak niteliğindedir. Özellikle zorlu zamanlarda daima okunması tavsiye edilir; ruhunuzu dinginleştirir ve sizi doğru yola yönlendirir. İnfitâr Suresi'ni okuyarak huzur bulabilir, dünya hayatının geçici olduğunu anlayabilirsiniz.

83

Mutaffifîn

Mutaffifîn Suresi, adil olmamanın sonuçlarını derinlemesine irdeleyen, insanlara ihsan ve merhameti hatırlatan önemli bir Kur'an bölümüdür. Bu sure, alışveriş ve ticarette ölçü ve tartı konusunun ne denli mühim olduğunu vurgulayarak, toplumsal adaletin sağlanmasına dair güçlü mesajlar içerir. Özellikle haksız kazanç elde etme eğiliminde olanlara karşı uyarılarla doludur. Mutaffifîn Suresi, sabah namazından sonra ya da zor zamanlarda okunması tavsiye edilen dualardandır. Okunması, kişinin ruhuna huzur verir ve kalbini aydınlatır. Bu sureyi düzenli olarak okuyarak, adaletin önemini bir kez daha idrak etmek ve yaşamımızda bu prensibi öncelik haline getirmek mümkündür.