Nisâ
"Nisâ Suresi, Kur'an-ı Kerim'in dördüncü suresi olarak bilinir ve inananlara önemli ahlaki ve hukuki ilkeler sunar. Adalet, merhamet ve sosyal sorumluluk gibi konuları derinlemesine işler. Bu sure, kişisel ve toplumsal ilişkilerdeki adaletin önemini vurgularken, aynı zamanda yetimlere ve zayıflara nasıl davranılması gerektiği hakkında değerli dersler verir. Müslümanlar için bu sureyi düzenli olarak okumak, hayata dair derin bir anlayış kazandırır ve ruhsal huzuru artırır. Özellikle anlaşmazlıkların çözümlenmesi ve adil bir toplum inşa edilmesi için okunan bu sure, kalplere şifa ve rehberlik sağlar."
Transliteration
Ya eyyuhan nasutteku rabbekumullezi halakakum min nefsin vahidetin ve halaka minha zevceha ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaa, vettekullahellezi tesaelune bihi vel erham. İnnallahe kane aleykum rakiba. Ve atul yetama emvalehum ve la tetebeddelul habise bit tayyib, ve la te'kulu emvalehum ila emvalikum. İnnehu kane huben kebira. Ve in hıftum ella tuksitu fil yetama fenkihu ma tabe lekum minen nisai mesna ve sulase ve rubaa, fe in hıftum ella ta'dilu fe vahideten ev ma meleket eymanukum. Zalike edna ella teulu. Ve atun nisae sadukatihinne nıhleh. Fe in tıbne lekum an şey'in minhu nefsen fe kuluhu henien meria. Ve la tu'tus sufehae emvalekumulleti cealallahu lekum kıyamen verzukuhum fiha veksuhum ve kulu lehum kavlen ma'rufa. Vebtelul yetama hatta iza belagun nikah, fe in anestum minhum ruşden fedfeu ileyhim emvalehum, ve la te'kuluha israfen ve bidaren en yekberu. Ve men kane ganiyyen felyesta'fif, ve men kane fakiran felye'kul bil ma'ruf. Fe iza defa'tum ileyhim emvalehum fe eşhidu aleyhim. Ve kefa billahi hasiba. Lir ricali nasibun mimma terakel validani vel akrabune, ve lin nisai nasibun mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhu ev kesur. Nasiben mefruda. Ve iza hadaral kısmete ulul kurba vel yetama vel mesakinu ferzukuhum minhu ve kulu lehum kavlen ma'rufa. Velyahşellezine lev teraku min halfihim zurriyeten dıafen hafu aleyhim, felyettekullahe velyekulu kavlen sedida. İnnellezine ye'kulune emvalel yetama zulmen innema ye'kulune fi butunihim nara. Ve se yaslevne seira. Yusikumullahu fi evladikum liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn, fe in kunne nisaen fevkasneteyni fe lehunne sulusa ma terak, ve in kanet vahideten fe lehan nısf. Ve li ebeveyhi li kulli vahidin min humas sudusu mimma terake in kane lehu veled, fe in lem yekun lehu veledun ve varisehu ebevahu fe li ummihis sulus, fe in kane lehu ıhvetun fe li ummihis sudusu, min ba'di vasiyyetin yusi biha ev deyn. Abaukum ve ebnaukum, la tedrune eyyuhum akrabu lekum nef'a, faridaten minallah. İnnallahe kane alimen hakima. Ve lekum nısfu ma terake ezvacukum in lem yekun lehunne veled, fe in kane lehunne veledun fe lekumur rubuu mimma terakne min ba'di vasıyyetin yusine biha ev deyn. Ve lehunner rubuu mimma teraktum in lem yekun lekum veled, fe in kane lekum veledun fe lehunnes sumunu mimma teraktum min ba'di vasıyyetin tusune biha ev deyn. Ve in kane raculun yurasu kelaleten ev imraetun ve lehu ahun ev uhtun fe li kulli vahidin min humas sudus, fe in kanu eksera min zalike fe hum şurakau fis sulusi min ba'di vasiyyetin yusa biha ev deynin gayra mudarr, vasıyyeten minallah. Vallahu alimun halim. Tilke hududullah. Ve men yutııllahe ve resulehu yudhılhu cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha. Ve zalikel fevzul azim. Ve men ya'sıllahe ve resulehu ve yeteadde hududehu yudhılhu naran haliden fiha.Ve lehu azabun muhin. Vellati ye'tinel fahişete min nisaikum festeşhidu aleyhinne erbaaten minkum, fe in şehidu fe emsikuhunne fil buyuti hatta yeteveffahunnel mevtu ev yec'alallahu lehunne sebila. Vellezani ye'tiyaniha minkum fe azuhuma, fe in taba ve asleha fe a'rıdu anhuma. İnnallahe kane tevvaben rahima. İnnemat tevbetu alallahi lillezine ya'melunes sue bi cehaletin summe yetubune min karibin fe ulaike yetubullahu aleyhim. Ve kanallahu alimen hakima. Ve leysetit tevbetu lillezine ya'melunes seyyiat, hatta iza hadara ehadehumul mevtu kale inni tubtul'ane ve lallezine yemutune ve hum kuffar. Ulaike a'tedna lehum azaben elima. Ya eyyuhallezine amenu la yahıllu lekum en terisun nisae kerha. Ve la ta'duluhunne li tezhebu bi ba'dı ma ateytumuhunne illa en ye'tine bi fahışetin mubeyyineh, ve aşiruhunne bil ma'ruf, fe in kerihtumuhunne fe asa en tekrahu şey'en ve yec'alallahu fihi hayran kesira. Ve in eradtumustibdale zevcin mekane zevcin, ve ateytum ihdahunne kıntaren fe la te'huzu minhu şey'a. E te'huzunehu buhtanen ve ismen mubina. Ve keyfe te'huzunehu ve kad efda ba'dukum ila ba'dın ve ehazne minkum misakan galiza. Ve la tenkihu ma nekaha abaukum minen nisai, illa ma kad selef. İnnehu kane fahışeten ve makta. Ve sae sebila. Hurrimet aleykum ummehatukum ve benatukum ve ehavatukum ve ammatukum ve halatukum ve benatul ahi ve benatul uhti ve ummehatukumullati erda'nekum ve ehavatukum miner radaati ve ummehatu nisaikum ve rabaibukumullati fi hucurikum min nisaikumullati dehaltum bihinn, fe in lem tekunu dehaltum bihinne fe la cunaha aleykum, ve halailu ebnaikumullezine min aslabikum, ve en tecmeu beynel uhteyni illa ma kad selef. İnnallahe kane gafuran rahima. Vel muhsanatu minen nisai illa ma meleket eymanukum, kitaballahi aleykum, ve uhille lekum ma varae zalikum en tebtegu bi emvalikum muhsinine gayra musafihin. Fe mastemta'tum bihi minhunne fe atuhunne ucurehunne faridah. Ve la cunaha aleykum fima teradaytum bihi min ba'dil faridah. İnnallahe kane alimen hakima. Ve men lem yestetı' minkum tavlen en yenkıhal muhsanatil mu'minati fe min ma meleket eymanukum min feteyatikumul mu'minat. Vallahu a'lemu bi imanikum. Ba'dukum min ba'd, fenkihuhunne bi izni ehlihinne ve atuhunne ucurehunne bil ma'rufi muhsanatin gayra musafihatin ve la muttehızati ahdan, fe iza uhsinne fe in eteyne bi fahışetin fe aleyhinne nısfu ma alal muhsanati minel azab. Zalike li men haşiyel anete minkum. Ve en tasbiru hayrun lekum. Vallahu gafurun rahim. Yuridullahu li yubeyyine lekum ve yehdiyekum sunenellezine min kablikum ve yetube aleykum. Vallahu alimun hakim. Vallahu yuridu en yetube aleykum ve yuridullezine yettebiuneş şehevati en temilu meylen azima. Yuridullahu en yuhaffife ankum, ve hulikal insanu daifa. Ya eyyuhallezine amenu la te'kulu emvalekum beynekum bil batılı, illa en tekune ticaraten an teradın minkum, ve la taktulu enfusekum. İnnallahe kane bikum rahima. Ve men yef'al zalike udvanen ve zulmen fe sevfe nuslihi nara. Ve kane zalike alallahi yesira. İn tectenibu kebaira ma tunhevne anhu nukeffir ankum seyyiatikum ve nudhılkum mudhalen kerima. Ve la tetemennev ma faddalallahu bihi ba'dakum ala ba'd. Lir ricali nasibun mimmaktesebu ve lin nisai nasibun mimmaktesebn, ves'elullahe min fadlih innallahe kane bi kulli şey'in alima. Ve li kullin cealna mevaliye mimma terakel validani vel akrabun. Vellezine akadet eymanukum fe atuhum nasibehum. İnnallahe kane ala kulli şey'in şehida. Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira. Ve in hıftum şıkaka beynihima feb'asu hakemen min ehlihi ve hakemen min ehliha, in yurida ıslahan yuveffikıllahu beynehuma. İnnallahe kane alimen habira. Va'budullahe ve la tuşriku bihi şeyen ve bil valideyni ihsanen ve bizil kurba vel yetama vel mesakini vel cari zil kurba vel caril cunubi ves sahıbi bil cenbi vebnis sebili, ve ma meleket eymanukum. İnnallahe la yuhıbbu men kane muhtalen fehura. Ellezine yebhalune ve ye'murunen nase bil buhli ve yektumune ma atahumullahu min fadlıhi. Ve a'tedna lil kafirine azaben muhina. Vellezine yunfıkune emvalehum riaen nasi ve la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahir. Ve men yekuniş şeytanu lehu karinen fe sae karina. Ve maza aleyhim lev amenu billahi vel yevmil ahıri ve enfeku mimma razakahumullah. Ve kanallahu bihim alima. İnnallahe la yazlimu miskale zerreh, ve in teku haseneten yudaıfha ve yu'ti min ledunhu ecran azima. Fe keyfe iza ci'na min kulli ummetin bi şehidin ve ci'na bike ala haulai şehida. Yevme izin yeveddullezine keferu ve asavur resule lev tusevva bihimul ard. Ve la yektumunallahe hadisa. Ya eyyuhallezine amenu la takrabus salate ve entum sukara hatta ta'lemu ma tekulune ve la cunuben illa abiri sebilin hatta tagtesilu. Ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaiti ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum. İnnallahe kane afuvven gafura. E lem tera ilallezine utu nasiben minel kitabi yeşteruned dalalete ve yuridune en tedıllus sebil. Vallahu a'lemu bi a'daikum. Ve kefa billahi veliyyen, ve kefa billahi nasira. Minellezine hadu yuharrifunel kelime an mevadııhi ve yekulune semi'na ve asayna vesma' gayra musmeın ve raına leyyen bi elsinetihim ve ta'nan fid din. Ve lev ennehum kalu semi'na ve ata'na vesma' venzurna le kane hayran lehum ve akvem, ve lakin leanehumullahu bi kufrihim fe la yu'minune illa kalila. Ya eyyuhallezine utul kitabe aminu bi ma nezzelna musaddikan li ma meakum min kabli en natmise vucuhen fe neruddeha ala edbariha ev nel'anehum kema leanna ashabes sebt. Ve kane emrullahi mef'ula. İnnallahe la yagfiru en yuşrake bihi ve yagfiru ma dune zalike li men yeşau ve men yuşrik billahi fe kadiftera ismen azima. E lem tera ilallezine yuzekkune enfusehum. Belillahu yuzekki men yeşau ve la yuzlemune fetila. Unzur keyfe yefterune alallahil kezib. Ve kefa bihi ismen mubina. E lem tera ilallezine utu nasiben minel kitabi yu'minune bil cibti vet taguti ve yekulune lillezine keferu haulai ehda minellezine amenu sebila. Ulaikellezine leanehumullah. Ve men yel'anillahu fe len tecide lehu nasira. Em lehum nasibun minel mulki fe izen la yu'tunen nase nakira. Em yahsudunen nase ala ma atahumullahu min fadlıhi, fe kad ateyna ale ibrahimel kitabe vel hikmete ve ateynahum mulken azima. Fe minhum men amene bihi ve minhum men sadde anhu. Ve kefa bi cehenneme saira. İnnellezine keferu bi ayatina sevfe nuslihim nara. Kullema nadicet culuduhum beddelnahum culuden gayraha li yezukul azab. İnnallahe kane azizen hakima. Vellezine amenu ve amilus salihati se nudhıluhum cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha ebeda. Lehum fiha ezvacun mutahharatun, ve nudhıluhum zıllen zalila. İnnallahe ye'murukum en tueddul emanati ila ehliha ve iza hakemtum beynen nasi en tahkumu bil adl. İnnallahe niımma yeızukum bihi. İnnallahe kane semian basira. Ya eyyuhallezine amenu atiullahe ve atiur resule ve ulil emri minkum, fe in tenaza'tum fi şey'in fe rudduhu ilallahi ver resuli in kuntum tu'minune billahi vel yevmil ahir. Zalike hayrun ve ahsenu te'vila. E lem tera ilallezine yez'umune ennehum amenu bima unzile ileyke ve ma unzile min kablike yuridune en yetehakemu ilat taguti ve kad umiru en yekfuru bihi. Ve yuriduş şeytanu en yudıllehum dalalen baida. Ve iza kile lehum tealev ila ma enzelallahu ve ilar resuli raeytel munafıkine yesuddune anke sududa. Ve keyfe iza esabethum musibetun bima kaddemet eydihim summe cauke yahlıfune billahi in eradna illa ihsanen ve tevfika. Ulaikellezine ya'lemullahu ma fi kulubihim fe a'rıd anhum vaızhum ve kul lehum fi enfusihim kavlen beliga. Ve ma erselna min resulin illa li yutaa bi iznillah. Ve lev ennehum iz zalemu enfusehum cauke festagferullahe vestagfera lehumur resulu le vecedullahe tevvaben rahima. Fe la ve rabbike la yu'minune hatta yuhakkimuke fima şecera beynehum, summe la yecidu fi enfusihim haracen mimma kadayte ve yusellimu teslima. Ve lev enna ketebna aleyhim enıktulu enfusekum evihrucu min diyarikum ma fealuhu illa kalilun minhum. Ve lev ennehum fealu ma yuazune bihi le kane hayran lehum ve eşedde tesbita. Ve izen le ateynahum min ledunna ecran azima. Ve le hedeynahum sıratan mustekima. Ve men yutiıllahe ver resule fe ulaike meallezine en'amellahu aleyhim minen nebiyyine ves sıddikine veş şuhedai ves salihin, ve hasune ulaike rafika. Zalikel fadlu minallah. Ve kefa billahi alima. Ya eyyuhallezine amenu huzu hızrakum fenfiru subatin evinfiru cemia. Ve inne minkum le men le yubattienn, fe in esabetkum musibetun kale kad en'amallahu aleyye iz lem ekun meahum şehida. Ve le in esabekum fadlun minallahi le yekulenne ke en lem tekun beynekum ve beynehu meveddetun ya leyteni kuntu meahum fe efuze fevzen azima. Felyukatil fi sebilillahillezine yeşrunel hayated dunya bil ahirah. Ve men yukatil fi sebilillahi fe yuktel ev yaglib fe sevfe nu'tihi ecran azima. Ve ma lekum la tukatilune fi sebilillahi vel mustad'afine miner ricali ven nisai vel vildanillezine yekulune rabbena ahricna min hazihil karyetiz zalimi ehluha, vec'al lena min ledunke veliyya, vec'al lena min ledunke nasira. Ellezine amenu yukatilune fi sebilillah, vellezine keferu yukatilune fi sebilit taguti fe katilu evliyaeş şeytan, inne keydeş şeytani kane daifa. E lem tera ilallezine kile lehum kuffu eydiyekum, ve ekimus salate ve atuz zekat, fe lemma kutibe aleyhimul kıtalu iza ferikun minhum yahşevnen nase ke haşyetillahi ev eşedde haşyeh, ve kalu rabbena lime ketebte aleynal kıtal, lev la ahhartena ila ecelin karib. Kul metaud dunya kalil, vel ahıratu hayrun li menitteka ve la tuzlemune fetila. Eyne ma tekunu yudrikkumul mevtu ve lev kuntum fi burucin muşeyyedeh. Ve in tusıbhum hasenetun yekulu hazihi min indillah, ve in tusıbhum seyyietun yekulu hazihi min indike. Kul kullun min indillah. Fe mali haulail kavmi la yekadune yefkahune hadisa. Ma esabeke min hasenetin fe minallah, ve ma esabeke min seyyietin fe min nefsike. Ve erselnake lin nasi resula. Ve kefa billahi şehida. Men yutiır resule fe kad ataallah, ve men tevella fe ma erselnake aleyhim hafiza. Ve yekulune taatun, fe iza berazu min indike beyyete taifetun minhum gayrallezi tekul. Vallahu yektubu ma yubeyyitun, fe a'rıd anhum ve tevekkel alallah. Ve kefa billahi vekila. E fe la yetedebberunel kur'an.Ve lev kane min indi gayrillahi le vecedu fihihtilafen kesira. Ve iza caehum emrun minel emni evil havfi ezau bihi.Ve lev redduhu ilar resuli ve ila ulil emri minhum le alimehullezine yestenbitunehu minhum. Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu letteba'tumuş şeytane illa kalila. Fe katil fi sebilillah, la tukellefu illa nefseke ve harrıdıl mu'minin, asallahu en yekuffe be'sellezine keferu. Vallahu eşeddu be'sen ve eşeddu tenkila. Men yeşfa' şefaaten haseneten yekun lehu nasibun minha, ve men yeşfa' şefaaten seyyieten yekun lehu kiflun minha. Ve kanallahu ala kulli şey'in mukita. Ve iza huyyitum bi tahıyyetin fe hayyu bi ahsene minha ev rudduha. İnnallahe kane ala kulli şey'in hasiba. Allahu la ilahe illa huve. Le yecmeannekum ila yevmil kıyameti la raybe fihi. Ve men asdeku minallahi hadisa. Fe ma lekum fil munafikine fieteyni vallahu erkesehum bi ma kesebu. E turidune en tehdu men edallallah. Ve men yudlilillahu fe len tecide lehu sebila. Veddu lev tekfurune kema keferu fe tekunune sevaen fe la tettehızu minhum evliyae hatta yuhaciru fi sebilillah. Fe in tevellev fe huzuhum vaktuluhum haysu vecedtumuhum, ve la tettehızu minhum veliyyen ve la nasira. İllallezine yasılune ila kavmin beynekum ve beynehum misakun ev caukum hasırat suduruhum en yukatilukum ev yukatilu kavmehum. Ve lev şaallahu le selletahum aleykum fe le katelukum, fe inı'tezelukum fe lem yukatilukum ve elkav ileykumus seleme, fe ma cealallahu lekum aleyhim sebila. Se tecidune aharine yuridune en ye'menukum ve ye'menu kavmehum. Kullema ruddu ilal fitneti urkisu fiha, fe in lem ya'tezilukum ve yulku ileykumus seleme ve yekuffu eydiyehum fe huzuhum vaktuluhum haysu sekıftumuhum. Ve ulaikum cealna lekum aleyhim sultanen mubina. Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima. Ve men yaktul mu'minen muteammiden fe cezauhu cehennemu haliden fiha ve gadıballahu aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azaben azima. Ya eyyuhallezine amenu iza darabtum fi sebilillahi fe tebeyyenu ve la tekulu li men elka ileykumus selame leste mu'mina, tebtegune aradal hayatid dunya, fe indallahi meganimu kesirah. Kezalike kuntum min kablu fe mennallahu aleykum fe tebeyyenu. İnnallahe kane bima ta'melune habira. La yestevil kaıdune minel mu'minine gayru ulid darari vel mucahidune fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim. Faddalallahul mucahidine bi emvalihim ve enfusihim alal kaidine dereceh. Ve kullen vaadallahul husna. Ve faddalallahul mucahidine alal kaıdine ecran azima. Deracatin minhu ve magfiraten ve rahmet. Ve kanallahu gafuran rahima. İnnellezine teveffahumul melaiketu zalimi enfusihim kalu fime kuntum. Kalu kunna mustad'afine fil ard. Kalu e lem tekun ardullahi vasiaten fe tuhaciru fiha. Fe ulaike me'vahum cehennem ve saet masira. İllal mustad'afine miner ricali ven nisai vel vildani la yestatiune hileten ve la yehtedune sebila. Fe ulaike asallahu en ya'fuve anhum. Ve kanallahu afuvven gafura. Ve men yuhacir fi sebilillahi yecid fil ardı muragamen kesiran veseah. Ve men yahruc min beytihi muhaciran ilallahi ve resulihi summe yudrikhul mevtu fe kad vakaa ecruhu alallah. Ve kanallahu gafuran rahima. Ve iza darabtum fil ardı fe leyse aleykum cunahun en taksuru mines salati, in hıftum en yeftinekumullezine keferu. İnnel kafirine kanu lekum aduvven mubina. Ve iza kunte fihim fe ekamte lehumus salate fel tekum taifetun minhum meake vel ye'huzu eslihatehum fe iza secedu fel yekunu min varaikum, vel te'ti taifetun uhra lem yusallu fel yusallu meake vel ye'huzu hızrahum ve eslihatehum, veddellezine keferu lev tagfulune an eslihatikum ve emtiatikum fe yemilune aleykum meyleten vahıdeh. Ve la cunaha aleykum in kane bikum ezen min matarin ev kuntum marda en tedau eslihatekum, ve huzu hızrakum. İnnallahe eadde lil kafirine azaben muhina. Fe iza kadaytumus salate fezkurullahe kıyamen ve kuuden ve ala cunubikum, fe izatma'nentum fe ekimus salat, innes salate kanet alal mu'minine kitaben mevkuta. Ve la tehinu fibtigail kavm. İn tekunu te'lemune fe innehum ye'lemune kema te'lemun, ve tercune minallahi ma la yercun. Ve kanallahu alimen hakima. İnna enzelna ileykel kitabe bil hakkı li tahkume beynen nasi bima erakallah. Ve la tekun lil hainine hasima. Vestagfirillah. İnnallahe kane gafuran rahima. Ve la tucadil anillezine yahtanune enfusehum innallahe la yuhıbbu men kane havvanen esima. Yestahfune minen nasi ve la yestahfune minallahi ve huve meahum iz yubeyyitune ma la yarda minel kavl. Ve kanallahu bi ma ya'melune muhita. Ha entum haulai cadeltum anhum fil hayatid dunya fe men yucadilullahe anhum yevmel kıyameti em men yekunu aleyhim vekila. Ve men ya'mel suen ev yazlim nefsehu summe yestagfirillahe yecidillahe gafuran rahima. Ve men yeksib ismen fe innema yeksibuhu ala nefsihi. Ve kanallahu alimen hakima. Ve men yeksib hatieten ev ismen summe yermi bihi berien fe kadihtemele buhtanen ve ismen mubina. Ve lev la fadlullahi aleyke ve rahmetuhu le hemmet taifetun minhum en yudılluke. Ve ma yudıllune illa enfusehum ve ma yadurruneke min şey'. Ve enzelallahu aleykel kitabe vel hikmete ve allemeke ma lem tekun ta'lem. Ve kane fadlullahi aleyke azima. La hayra fi kesirin min necvahum illa men emera bi sadakatin ev ma'rufin ev ıslahın beynen nas. Ve men yef'al zalikebtigae mardatillahi fe sevfe nu'tihi ecran azima. Ve men yuşakıkır resule min ba'di ma tebeyyene lehul huda ve yettebi' gayra sebilil mu'minine nuvellıhi ma tevella ve nuslihi cehennem. Ve saet masira. İnnallahe la yagfiru en yuşrake bihi ve yagfiru ma dune zalike li men yeşau. Ve men yuşrik billahi fe kad dalle dalalen baida. İn yed'une min dunihi illa inasa, ve in yed'une illa şeytanen merida. Leanehullah, ve kale le ettehizenne min ibadike nasiben mefruda. Ve le udillennehum ve le umenniyennehum ve le amurannehum fe le yubettikunne azanel en'ami, ve le amurannehum fe le yugayyirunne halkallah. Yeıduhum, ve yumennihim. Ve ma yeıduhumuş şeytanu illa gurura. Ulaike me'vahum cehennemu ve la yecidune anha mahisa. Vellezine amenu ve amilus salihati se nudhiluhum cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha ebeda. Va'dallahi hakka. Ve men asdaku minallahi kila. Leyse bi emaniyyikum ve la emaniyyi ehlil kitab. Men ya'mel suen yucze bihi, ve la yecid lehu min dunillahi veliyyen ve la nasira. Ve men ya'mel mines salihati min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe ulaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune nakira. Ve men ahsenu dinen mimmen esleme vechehu lillahi ve huve muhsinun vettebea millete ibrahime hanifa. Vettehazallahu ibrahime halila. Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kanallahu bi kulli şey'in muhita. Ve yesteftuneke fin nisai. Kulillahu yuftikum fihinne, ve ma yutla aleykum fil kitabi fi yetamen nisaillati la tu'tunehunne ma kutibe lehunne ve tergabune en tenkihuhunne vel mustad'afine minel vildani, ve en tekumu lil yetama bil kıst. Ve ma tef'alu min hayrin fe innallahe kane bihi alima. Ve in imraetun hafet min ba'liha nuşuzen ev ı'radan fe la cunaha aleyhima en yuslıha beynehuma sulha. Ves sulhu hayr. Ve uhdıratil enfusuş şuhh. Ve in tuhsinu ve tetteku fe innallahe kane bi ma ta'melune habira. Ve len testatiu en ta'dilu beynen nisai ve lev harastum fe la temilu kullel meyli fe tezeruha kel muallakah. Ve in tuslihu ve tetteku fe innallahe kane gafuran rahima. Ve in yeteferreka yugnillahu kullen min seatihi. Ve kanallahu vasian hakima. Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard. Ve lekad vassaynallezine utul kitabe min kablikum ve iyyakum enittekullah. Ve in tekfuru fe inne lillahi ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kanallahu ganiyyen hamida. Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kefa billahi vekila. İn yeşa' yuzhibkum eyyuhan nasu ve ye'ti bi aharin. Ve kanallahu ala zalike kadira. Men kane yuridu sevabed dunya fe indallahi sevabud dunya vel ahırah. Ve kanallahu semian basira. Ya eyyuhallezine amenu kunu kavvamine bil kıstı şuhedae lillahi ve lev ala enfusıkum evil valideyni vel akrabin, in yekun ganiyyen ev fakiran fallahu evla bihima fe la tettebiul heva en ta'dilu, ve in telvu ev tu'rıdu fe innallahe kane bi ma ta'melune habira. Ya eyyuhallezine amenu, aminu billahi ve resulihi vel kitabillezi nezzele ala resulihi vel kitabillezi enzele min kabl. Ve men yekfur billahi ve melaiketihi ve kutubihi ve rusulihi vel yevmil ahıri fe kad dalle dalalen baida. İnnellezine amenu, summe keferu, summe amenu, summe keferu, summezdadu kufran lem yekunillahu li yagfira lehum ve la li yehdiyehum sebila. Beşşiril munafikine bi enne lehum azaben elima. Ellezine yettehızunel kafirine evliyae min dunil mu'minin, e yebtegune indehumul izzete fe innel izzete lillahi cemia. Ve kad nezzele aleykum fil kitabi en iza semi'tum ayatillahi yukferu biha ve yustehzeu biha fe la tak'udu meahum hatta yehudu fi hadisin gayrihi, innekum izen misluhum. İnnallahe camiul munafikine vel kafirine fi cehenneme cemia. Ellezine yeterabbesune bikum, fe in kane lekum fethun minallahi kalu e lem nekun meakum, ve in kane lil kafirine nasibun, kalu e lem nestahviz aleykum ve nemna'kum minel mu'minin. Fallahu yahkumu beynekum yevmel kıyameh. Ve len yec'alallahu lil kafirine alal mu'minine sebila. İnnel munafikine yuhadiunallahe ve huve hadiuhum, ve iza kamu ilas salati kamu kusala yuraunen nase ve la yezkurunallahe illa kalila. Muzebzebine beyne zalike, la ila haulai ve la ila haulai. Ve men yudlilillahu fe len tecide lehu sebila. Ya eyyuhallezine amenu la tettehızul kafirine evliyae min dunil mu'minin. E turidune en tec'alu lillahi aleykum sultanen mubina. İnnel munafikine fid derkil esfeli minen nar, ve len tecide lehum nasira. İllallezine tabu ve aslehu va'tesamu billahi ve ahlesu dinehum lillahi fe ulaike meal mu'minin. Ve sevfe yu'tillahul mu'minine ecran azima. Ma yef'alullahu bi azabikum in şekertum ve amentum. Ve kanallahu şakiran alima. La yuhibbullahul cehra bis sui minel kavli illa men zulim. Ve kanallahu semian alima. İn tubdu hayran ev tuhfuhu ev ta'fu an suin fe innallahe kane afuvven kadira. İnnellezine yekfurune billahi ve rusulihi ve yuridune en yuferriku beynallahi ve rusulihi ve yekulune nu'minu bi ba'din ve nekfuru bi ba'dın, ve yuridune en yettehızu beyne zalike sebila. Ulaike humul kafirune hakka, ve a'tedna lil kafirine azaben muhina. Vellezine amenu billahi ve rusulihi ve lem yuferriku beyne ehadin minhum ulaike sevfe yu'tihim ucurahum. Ve kanallahu gafuran rahima. Yes'eluke ehlul kitabi en tunezzile aleyhim kitaben mines semai fe kad seelu musa ekbera min zalike fe kalu erinallahe cehraten fe ehazethumus saikatu bi zulmihim, summettehazul ıcle min ba'di ma caethumul beyyinatu fe afevna an zalik, ve ateyna musa sultanen mubina. Ve rafa'na fevkahumut tura bi misakıhim ve kulna lehumudhulul babe succeden ve kulna lehum la ta'du fis sebti ve ehazna minhum misakan galiza. Fe bima nakdıhim misakahum ve kufrihim bi ayatillahi ve katlihimul enbiyae bi gayrı hakkın ve kavlihim kulubuna gulf. Bel tabaallahu aleyha bi kufrihim fe la yu'minune illa kalila. Ve bi kufrihim ve kavlihim ala meryeme buhtanen azima. Ve kavlihim inna katelnal mesiha isabne meryeme resulallah, ve ma kateluhu ve ma salebuhu ve lakin şubbihe lehum. Ve innellezinahtelefu fihi le fi şekkin minhu. Ma lehum bihi min ilmin illattibaaz zann, ve ma kateluhu yakina. Bel rafaahullahu ileyh. Ve kanallahu azizen hakima. Ve in min ehlil kitabi illa le yu'minenne bihi kable mevtihi, ve yevmel kıyameti yekunu aleyhim şehida. Fe bi zulmin minellezine hadu harramna aleyhim tayyibatin uhıllet lehum ve bi saddihim an sebilillahi kesira. Ve ahzihimur riba ve kad nuhu anhu ve eklihim emvalen nasi bil batıl. Ve a'tedna lil kafirine minhum azaben elima. Lakinir rasihune fil ilmi minhum vel mu'minune yu'minune bi ma unzile ileyke ve ma unzile min kablike vel mukimines salate vel mu'tunez zekate vel mu'minune billahi vel yevmil ahir. Ulaike se nu'tihim ecran azima. İnna evhayna ileyke kema evhayna ila nuhin ven nebiyyine min ba'dihi, ve evhayna ila ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbati ve isa ve eyyube ve yunuse ve harune ve suleyman, ve ateyna davude zebura. Ve rusulen kad kasasnahum aleyke min kablu ve rusulen lem naksushum aleyk. Ve kellemallahu musa teklima. Rusulen mubeşşirine ve munzirine li ella yekune lin nasi alallahi huccetun ba'der rusul. Ve kanallahu azizen hakima. Lakinillahu yeşhedu bi ma enzele ileyke enzelehu bi ılmihi, vel melaiketu yeşhedun. Ve kefa billahi şehida. İnnellezine keferu ve saddu an sebilillahi kad dallu dalalen baida. İnnellezine keferu ve zalemu lem yekunillahu li yagfira lehum ve la li yehdiyehum tarika. İlla tarika cehenneme halidine fiha ebeda. Ve kane zalike alallahi yesira. Ya eyyuhan nasu kad caekumur resulu bil hakkı min rabbikum fe aminu hayran lekum. Ve in tekfuru fe inne lillahi ma fis semavati vel ard. Ve kanallahu alimen hakima. Ya ehlel kitabi la taglu fi dinikum ve la tekulu alallahi illal hakk. İnnemal mesihu isabnu meryeme resulullahi ve kelimetuhu. Elkaha ila meryeme ve ruhun minhu, fe aminu billahi ve rusulihi, ve la tekulu selaseh. İntehu hayran lekum. İnnemallahu ilahun vahid. Subhanehu en yekune lehu veled, lehu ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kefa billahi vekila. Len yestenkifel mesihu en yekune abden lillahi ve lal melaiketul mukarrabun. Ve men yestenkif an ibadetihi ve yestekbir fe se yahşuruhum ileyhi cemia. Fe emmallezine amenu ve amilus salihati fe yuveffihim ucurahum ve yeziduhum min fadlihi, ve emmallezinestenkefu vestekberu fe yuazzibuhum azaben elimen, ve la yecidune lehum min dunillahi veliyyen ve la nasira. Ya eyyuhan nasu kad caekum burhanun min rabbikum ve enzelna ileykum nuran mubin. Fe emmallezine amenu billahi va'tesamu bihi fe se yudhıluhum fi rahmetin minhu ve faldın, ve yehdihim ileyhi sıratan mustekima . Yesteftuneke. Kulillahu yuftikum fil kelaleh. İnimruun heleke leyse lehu veled, ve lehu uhtun fe leha nısfu ma terak, ve huve yerisuha in lem yekun leha veled. Fe in kanetesneteyni fe lehumas sulusani mimma terak. Ve in kanu ıhveten ricalen ve nisaen fe liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn. Yubeyyinullahu lekum en tadıllu vallahu bi kulli şey'in alim.
Translation (TR)
Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizliktende sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir. Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, onların mallariyle kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur. Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur. Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin. Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin. Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir. Taksimde, yakınlar, yetimler ve düşkünler bulunursa, ondan onlara da verin, güzel sözler söyleyin. Arkalarında cılız çocuklar bıraktıkları takdirde, bundan endişe edecek olanlar, haksızlık yapmaktan korksunlar; dürüst söz söylesinler. Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar, zaten onlar çılgın aleve atılacaklardır. Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır; şayet bir ise yarısı onundur. Ana babadan her birine, ölenin çocuğu varsa yaptığı vasiyetten veya borcundan arta kalanın altıda biri, çocuğu yoksa, anası babası ona varis olur, anasına üçte bir düşer. Kardeşleri varsa, altıda biri annesinindir; babalarınız ve oğullarınızdan menfaatçe hangisinin size daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz. Bunlar Allah tarafından tesbit edilmiştir. Doğrusu Allah bilendir, Hakim olandır. Kadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadına kelale yollu (çocuğu ve babası olmadığı halde) varis olunuyor ve bunların ana-bir erkek veya bir kız kardeşi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim'dir. Bunlar Allah'ın yasalarıdır. Allah'a ve Peygamberine kim itaat ederse onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada temellidirler, büyük kurtuluş budur. Kim Allah'a ve Peygamberine baş kaldırır ve yasalarını aşarsa, onu, temelli kalacağı cehenneme sokar. Alçaltıcı azab onadır. Kadınlarınızdan zina edenlere, bunu isbat edecek aranızdan dört şahid getirin, şehadet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun. İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder. Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilen'dir, Hakim olandır. Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman; "şimdi tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azab hazırlamışızdır. Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir. Bir eşin yerine başka bir eşi almak isterseniz, birincisine bir yük altın vermiş olsanız bile ondan bir şey almayın. İftira ederek ve apaçık günaha girerek ona verdiğinizi geri alır mısınız? Nasıl alırsınız ki siz birbirinize katılmıştınız ve onlar sizden sağlam teminat almışlardı. Babalarınızın evlendikleri kadınlarla evlenmeyin, geçmişte olanlar artık geçmiştir çünkü bu bir fuhuş ve igrenç bir şeydi, ne kötü yoldu! Sizlere, analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızin yanınızda kalan üvey kızlarınız ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunlardan başkasını, zinadan kaçınıp, iffetli olarak, mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan faydalandığınıza mukabil, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin; kararlaştırılandan başka, karşılıklı hoşnud olduğunuz hususda size bir sorumluluk yoktur. Allah Bilen'dir, Hakim'dir. Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder. Allah size açıklamak ve sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah Bilen'dir, Hakim'dir. Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi isterler. İnsan zayıf yaratılmış olduğundan Allah sizden yükü hafifletmek ister. Ey İnananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yeyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki size merhamet eder. Bunu kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır. Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz. Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin. Erkeklere, kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan bol nimet isteyin. Doğrusu Allah her şeyi bilir. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından her birine varisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeye şahiddir. Allah'ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce'dir, Büyük'tür. Karı kocanın arasının açılmasından endişelenirseniz, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin; bunlar düzeltmek isterlerse, Allah onların aralarını buldurur. Doğrusu Allah her şeyi Bilen ve haberdar olandır. Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez. Onlar cimrilik ederler, insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar, Allah'ın bol nimetinden kendilerine verdiğini gizlerler. Kafirlere aşağılık bir azab hazırlamışızdır. Mallarını insanlara gösteriş için sarfedip, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez. Şeytanın arkadaş olduğu kimsenin ne fena arkadaşı vardır! Bunlar Allah'a, ahiret gününe inanmış, Allah'ın verdiği rızıklardan sarfetmiş olsalardı ne zararı olurdu? Oysa Allah onları bilir. Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat arttırır ve yapana büyük ecir verir. Her ümmete bir şahid getirdiğimiz ve seni de bunlara şahid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak? O gün, inkar edip Peygambere baş kaldırmış olanlar, yerle bir olmayı ne kadar isterler ve Allah'tan bir söz gizleyemezler. Ey İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünübken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bağışlar. Kendilerine Kitap'dan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun? Allah, düşmanlarınızı çok iyi bilir. Allah size dost olarak da yeter, yardımcı olarak da yeter. Yahudilerden, sözleri yerlerinden değiştirip: "İşittik ve karşı geldik, kulak vermeyerek dinle" ve dillerini eğip bükerek ve dini yererek: "Bizi de dinle" diyenler vardır. Şayet: "İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet" demiş olsalardı, onlar için daha iyi daha doğru olurdu. İşte Allah inkarları yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır. Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir. Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur. Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Allah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar haksızlık yapmaz. Allah'a nasıl yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter. Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar" dediklerini görmedin mi? İşte, Allah'ın lanetledikleri onlardır. Allah'ın lanetlediği kişiye asla yardımcı bulamayacaksın. Yoksa onların hükümranlıktan bir payı mı var? O zaman insanlara bir çekirdek parçası bile vermezler. Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim ailesine kitap ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlık bahşettik. Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir. Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir. İnanıp yararlı iş işleyenleri içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları en koyu gölgeliklere yerleştireceğiz. Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür. Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir. Sana indirilen Kuran'a ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Putlarının önünde muhakeme olunmalarını isterler. Oysa, onları tanımamakla emr olunmuşlardı. Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister. Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin" dendiği zaman, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir musibet çattığında sana gelip: "Biz, iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik" diye de nasıl Allah'a yemin ederler? İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle. Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allah'ın tevbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi. Hayır; Rabb'ine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmış olmazlar. Şayet onlara "Kendinizi öldürün" yahut "Memleketinizden çıkın" diye emretmiş olsaydık, pek azından başkaları bunu yapmazlardı. Kendilerine verilen öğüdü yerine getirmiş olsalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu. O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik. O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik. Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehidler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar! Bu nimet, Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter. Ey İnananlar! İhtiyatlı davranın, bölük bölük veya hep birden savaşa gidin. Şüphesiz aranızda pek ağır davrananlar vardır; size bir musibet gelirse: "Allah bana iyilikte bulundu, çünkü onlarla beraber bulunmadim" der. Allah'tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: "Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım" der. O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz. Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz? İnananlar Allah yolunda savaşırlar, inkar edenler ise tağut yolunda harbederler. Şeytanın dostlarıyla savaşın, esasen şeytanın hilesi zayıftır. Kendilerine: "Elinizi savaştan çekin, namaz kılın, zekat verin" denenleri görmedin mi? Onlara savaş farz kılındığında, içlerinden bir takımı hemen, insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir zamana kadar tehir edemez miydin?" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için hayırlıdır, size zerre kadar zulmedilmez". Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: "Bu Allah'tandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa "Bu, senin tarafındandır" derler. De ki: "Hepsi Allah'tandır". Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar? Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter. Peygamber'e itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik. "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter. Kuran'ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah'tan başkasından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı. Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu yayarlar; halbuki o haberi Peygamber'e veya kendilerinden buyruk sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya kadir olanlar onu bilirdi. Allah'ın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız bir yana, şeytana uyardınız. Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir. Kim iyi bir işte aracılık ederse, ona onun sevabından bir pay vardır; kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardır. Allah, her şeyin karşılığını verir. Size bir selam verildiği zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya ayniyle mukabele edin. Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır. Allah'tan başka tanrı yoktur, geleceğinde şüphe olmayan kıyamet günü, sizi mutlaka toplayacaktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir? Ey müslümanlar! Münafıklar hakkında iki fırka olmanız da niye? Allah onları, yaptıklarından dolayı başaşağı etmiştir. Allah'ın saptırdığını siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimseye sen hiç yol bulamayacaksın. Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin. Ancak, sizinle kendileri arasında anlaşma olan bir millete sığınanlar yahut sizinle savaştan veya kendi milletleriyle savaşmaktan bıkarak size başvuranlar müstesnadır. Allah dileseydi onları üzerinize çullandırırdı da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz, size barış teklif ederlerse Allah onlara dokunmanıza izin vermez. Diğerlerinin de sizden ve kendi milletlerinden güvende olmayı istediklerini göreceksiniz. Ne var ki fitneciliğe her çağırıldıklarında ona can atarlar; eğer sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler ve sizden el çekmezlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. İşte onların aleyhlerine size apaçık ferman verdik. Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azad etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azad etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tevbesinin kabulü için, ard arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim'dir. Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, lanetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır. Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: "Sen mümin değilsin" demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır. İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder. İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder. Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onlarınvaracakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir! Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar. İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayan'dır. Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder. Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar. Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır. Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır. Düşman milleti kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar; oysa siz Allah'tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Allah Bilendir, Hakim olandır. Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma. Allah'tan mağfiret dile. Allah bağışlar ve merhamet eder. Kendilerine hainlik edenlerden yana uğraşmaya kalkma. Allah, hainlikte direnen suçluyu sevmez. Allah'ın razı olmadığı sözü gece kurarlarken, onu, insanlardan gizliyorlar da kendileriyle beraber olan Allah'dan gizlemiyorlar. Allah işlediklerinin hepsini bilmektedir. İşte siz dünya hayatında onları savunuyorsunuz ama, kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak? Veya onların vekaletini kim üzerine alacaktır? Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur. Kim günah işlerse bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Allah bilendir, Hakim'dir. Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur. Eğer sana Allah'ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın sana olan nimeti ne büyüktür. Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur. Bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz. Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir! Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur. Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır. Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır. Onlar Allah'ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim" diyen, Allah'ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır. Şeytan onlara vadediyor, onları kuruntulara düşürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor. İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamıyacaklardır. İnanıp yararlı işler yapanları, Allah'ın gerçek bir sözü olarak, içinde temelli ve ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır? Bu, sizin kuruntularınıza ve Kitap ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim fenalık yaparsa cezasını görür, kendisine Allah'tan başka ne dost ve ne de yardımcı bulur. Erkek veya kadın, mümin olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez. İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim edip, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyandan, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim'i dost edinmişti. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Allah her şeyi kuşatır. Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir. Eğer kadın, kocasının serkeşliğinden veya aldırışsızlığından endişe ederse, aralarında anlaşmaya çalışmalarında kendilerine bir engel yoktur. Anlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyi davranır ve haksızlıktan sakınırsaniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır. Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder. Ayrılırlarsa, Allah her birini nimetinin genişliğiyle yoksulluktan kurtarır, Allah her şeyi kaplayandır. Hakim'dir. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik. İnkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ındır. Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter. Ey İnsanlar! Allah dilerse sizi yok eder, başkalarını getirir, O, buna Kadir'dir. Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanın ve ahiretin nimeti Allah'ın katındadır. Allah işitir ve görür. Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır. Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır. Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez. Münafıklara, kendilerine elem verici bir azab olduğunu müjdele. Onlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinirler; onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Doğrusu kudret bütün olarak Allah'ındır. O, size Kitap'da "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, başka bir söze geçmedikçe, onlarla bir arada oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkları ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır. Sizi gözleyenler, Allah'tan size bir zafer gelirse, "Sizinle beraber değil miydik?" derler; eğer kafirlere bir pay çıkarsa, onlara: "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Allah kıyamet günü aranızda hüküm verir. Allah inkarcılara, inananlar aleyhinde asla fırsat vermeyecektir. Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın. Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın. Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz? Doğrusu münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara yardımcı bulamayacaksın. Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir. Şükreder ve inanırsanız, Allah size niçin azabetsin? Allah şükrün karşılığını verir ve bilir. Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir. Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Güçlü Olan'dır. Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır. Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır. Allah'a ve peygamberlerine inanıp, onlardan hiçbirini ayırmayanlara, işte onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bağışlar ve merhamet eder. Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri aşırı gitmeyin" dedik, onlardan sağlam bir söz aldık. Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri aşırı gitmeyin" dedik, onlardan sağlam bir söz aldık. Sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, "Kalblerimiz perdelidir" demelerinden ötürü Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların ancak pek azı inanır. Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve: "Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük" demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir. Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve: "Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük" demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir. Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve: "Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük" demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir. Kitap ehlinden, ölmeden önce, İsa'ya inanmayacak yoktur. O, gerektiği gibi inanmadıklarından, kıyamet günü onların aleyhine şahit olur. Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık. Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık. Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap'a ve senden önce indirilen Kitap'a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz. Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik. Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir. Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir. Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter. İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır. İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah'a kolaydır. İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah'a kolaydır. Ey İnsanlar! Peygamber Rabbiniz'den size gerçekle geldi, inanın, bu sizin hayrınızadır. İnkar ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah bilendir. Hakim'dir. Ey Kitap ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında ancak gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın, "üçtür" demeyin, vazgeçin, bu hayrınızadır. Allah ancak bir tek Tanrı'dır, çocuğu olmaktan münezzehtir, göklerde olanlar da yerde olanlar da O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktır. İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artıracaktır. Kulluk etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanları elem verici bir azaba uğratacaktır. Onlar kendilerine Allah'tan başka bir dost ve yardımcı bulamazlar. Ey İnsanlar! Rabbiniz'den size açık bir delil geldi, size apaçık bir nur, Kuran indirdik. Allah kendisine inananları ve Kitabına sarılanları rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları Kendisine götüren doğru yola eriştirecektir. Senden fetva isterler, de ki: "Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakkında fetva veriyor: "Şayet çocuğu olmayıp bir kızkardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kızkardeşe kalır. Fakat kızkardeşinin çocuğu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur. Eğer iki kızkardeş kalmışsa, bıraktığının üçte ikisi onlaradır. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır. Doğru yoldan saparsınız diye Allah size açıklıyor." Allah her şeyi bilir.
En'âm
'En'âm Suresi', Kur'an-ı Kerim'in altın sayfalarından biridir. Bu sure, inananlar için derin bir rehberlik sunmakta; iman, ahlak ve yaşam tarzı üzerine önemli dersler içermektedir. Ayetlerinde, Allah'ın dinine bağlı kalmanın önemine ve insanların yanlış yollara sapmaktan nasıl korunabileceğine dair uyarılar yer alır. Ayrıca, bu sureyi okumanın getirdiği manevi faydalar, kişinin ruh halini olumlu yönde etkileyebilir. 'En'âm Suresi', zorluk anlarında ve sıkıntılarda okunarak, kalplerde huzur bulma ve sorunların aşılması için sıkça tercih edilmektedir. İnanların kalplerine ışık tutacak bu mübarek sure, her Müslümanın hayatında özel bir yer tutar.
7A'râf
'A'râf Suresi', Kur'an-ı Kerim'in en önemli surelerinden biridir ve derin anlamlarıyla müminlere yol gösterir. İçerisinde nakledilen kıssalar, peygamberlerin mücadeleleri ve ahiret hayatına dair mesajlar barındırır. Bu sure, özellikle zor zamanlarda okunduğunda insanlara huzur ve ilham kaynağı olur. 'A'râf', cennetin ve cehennemin sınırında yer alan bir bölgeyi temsil eder ve bu surede anlatılan hikayeler, insanlara doğru yolu bulma konusunda güçlü dersler vermektedir. Düzenli olarak okunan 'A'râf Suresi', ruhsal rahatlık sağladığı gibi, hayatın zorluklarına karşı sabrı ve direnci arttırır. Unutmayın ki bu sure, Allah'ın kelamıdır ve samimi bir niyetle okunduğunda kalplerde derin etkiler bırakır.
8Enfâl
Enfâl Suresi, Müslümanların zaferini, direnişini ve adalet anlayışını yücelten bir Kur'an bölümüdür. Bu sure, savaş ve mücadele temalarını işlerken, aynı zamanda kulların Allah’a olan bağlılığını ve O'ndan gelen yardımları hatırlatır. Okunduğunda kalplere huzur ve cesaret veren Enfâl Suresi, özellikle zorlu dönemlerde bir rehber olarak öne çıkar. Müslümanların toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ruhunu güçlendirmesi için önemli mesajlar taşır. Günlük ibadetlerin yanı sıra manevi olarak güçlenmek isteyenler için bu sureyi okumak, ruhsal bir ufuk açacaktır. Enfâl Suresi'nin derin manalarını keşfetmek için sayfalarımızda daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.