İlahi Rehber - 69

Hâkka

"Hâkka Suresi, Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biridir. Bu sure, ahiretin gerçekliğini ve kıyametin dehşetini anlatmasıyla dikkat çeker. Okunması faziletli olan bu sure, özellikle zor zamanlarda ruhu beslemek ve manevi bir güç kazanmak için tercih edilir. Hâkka Suresi'nin derin anlamları, okuyuculara moral ve umut vermekte; hayattaki zorluklara karşı dayanma gücü sağlamaktadır. Ayrıca, bu sureyi düzenli olarak okumak, inananlar için manevi bir koruma ve Allah'a yakınlaşma aracı olarak kabul edilir. Hâkka Suresi'ni okumayı, hayatınıza bir huzur ve merhamet kaynağı olarak dahil edebilirsiniz."

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْحَآقَّةُ مَا ٱلْحَآقَّةُ وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ وَأَمَّا عَادٌۭ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍۢ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۢ سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍۢ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًۭا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۢ فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍۢ وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةًۭ رَّابِيَةً إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةًۭ وَتَعِيَهَآ أُذُنٌۭ وَٰعِيَةٌۭ فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَيَوْمَئِذٍۢ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍۢ وَاهِيَةٌۭ وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍۢ ثَمَٰنِيَةٌۭ يَوْمَئِذٍۢ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌۭ فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ فَهُوَ فِى عِيشَةٍۢ رَّاضِيَةٍۢ فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ قُطُوفُهَا دَانِيَةٌۭ كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ خُذُوهُ فَغُلُّوهُ ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍۢ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًۭا فَٱسْلُكُوهُ إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌۭ وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍۢ لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ وَمَا لَا تُبْصِرُونَ إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تُؤْمِنُونَ وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَذَكَّرُونَ تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌۭ لِّلْمُتَّقِينَ وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Transliteration

El hakkah. Mel hakkah. Ve ma edrake mel hakkah. Kezzebet semudu ve adun bil kariah. Fe emma semudu fe uhliku bit tagıyeh. Ve emma adun fe uhliku bi rihın sarsarin atiyeh. Sehhareha aleyhim seb'a leyalin ve semaniyete eyyamin husumen fe terel kavme fiha sar'a ke ennehum a'cazu nahlin haviyeh. Fe hel tera lehum min bakıyeh. Ve cae fir'avnu ve men kablehu vel mu'tefikatu bil hatıeh. Fe asav resule rabbihim fe ehazehum ahzeten rabiyeh. İnna lemma tagal mau hamelnakum fil cariyeh. Li nec'aleha lekum tezkireten ve teıyeha uzunun vaıyeh. Fe iza nufiha fis suri nefhatun vahıdeh. Ve humiletil ardu vel cibalu fe dukketa dekketen vahıdeh. Fe yevme izin vekaatil vakıah. Ven şakkatis semau fe hiye yevme izin vahiyeh. Vel meleku ala ercaiha, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semaniyeh. Yevme izin tu'radune la tahfa minkum hafiyeh. Fe emma men utiye kitabehu bi yeminihi fe yekulu haumukreu kitabiyeh. İnni zanentu enniy mülakın hısabiyeh. Fe huve fi işetin radıyeh. Fi cennetin aliyeh. Kutufuha daniyeh. Kulu veşrebu henien bima esleftum fil eyyamil haliyeh. Ve emma men utiye kitabehu bi şimalihi fe yekulu ya leyteni lem ute kitabiyeh. Ve lem edri ma hısabiyeh. Ya leyteha kanetil kadiyeh. Ma agna anni maliyeh. Heleke anni sultaniyeh. Huzuhu fe gulluh. Summel cahime salluh. Summe fi silsiletin zer'uha seb'une ziraan feslukuh. İnnehu kane la yu'minu billahil azim. Ve la yahuddu ala taamil miskin. Fe leyse lehul yevme hahuna hamim. Ve la taamun illa min gıslin. La ye'kuluhu illel hatiun. Fe la uksımu bima tubsırun. Ve ma la tubsırun. İnnehu le kavlu resulun kerimin. Ve ma huve bi kavli şairin, kalilin ma tu'minun. Ve la bi kavli kahin, kalilen ma tezekkerun. Tenzilun min rabbil alemin. Ve lev tekavvele aleyna ba'dal ekavil. Le ehazna minhu bil yemin. Summe le kata'na minhul vetin. Fe ma minkum min ehadin anhu hacizin. Ve innehu le tezkiretun lil muttekin. Ve inna le na'lemu enne minkum mukezzibin. Ve innehu le hasretun alel kafirin. Ve innehu le hakk'ul yakin. Fe sebbıh bismi rabbikel azim.

Translation (TR)

Gerçekleşecek olan! Nedir o gerçekleşecek olan gün? Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir? Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar. Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi. Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi. Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün. Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün? Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi. Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı. Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır. Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır. Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar. Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar. Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar. Gök yarılır; o gün düzeni bozulur. Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir. O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz. Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der. Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der. Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir. Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir. Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir. Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz." Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der. İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın." "Sonra cehenneme yaslayın" "Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun"; "Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı." "Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi." "Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur." "Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur." "Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur." Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür. Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür. Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür. O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz! Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz! Kuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir. Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız. Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz. Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür. O, şüphesiz kesin gerçektir. Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.

71

Nûh

Nûh Suresi, 71. bölüm olarak Kur'an-ı Kerim'de yer alan, Nuh Peygamber'in kavmiyle olan diyalogunu ve sabır dolu mücadelesini tema alan bir suredir. Bu sure, inancı pekiştiren, sabırlı kalmayı öğütleyen ve zorluklarla dolu hayatta Allah'a tevekkül etmenin önemini vurgulayan mesajlar taşır. Nûh Suresi, özellikle zorlu dönemlerde okunması tavsiye edilen bir metin olarak, inanların ruhunu canlandırır ve moral kaynağı olur. Bu sureyi okumak, yalnızca kelimelerin ötesinde bir anlam ve ruh bulmak için bir fırsattır. İnanç dolu kalpler için özel bir yer tutan bu sure, günlük hayatımızda rehberlik ederken, sabrı ve teslimiyeti hatırlatır.

72

Cin

Cin Suresi, Kur'an-ı Kerim'in önemli bölümlerinden biri olarak, cinlerin dünyasını ve onların insanlarla olan etkileşimini anlatır. Bu sure, yalnızca bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda ruhsal huzur ve koruma arayan müminler için büyük bir vasıta olmuştur. Cin Suresi, sabah namazından sonra, zor zamanlarda ve vesveselerden korunmak istenildiğinde okunması önerilen mukaddes bir metindir. İçindeki derin manalar, okuyucuyu düşünmeye ve ruhunu beslemeye teşvik eder. Bu sureyi okuyarak, cinlerin nazarından korunma, manevi bir güç elde etme ve huzura erme arzusu gerçekleştirilmiş olur. Cin Suresi’nin fazileti, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımız üzerinde büyük bir etki yaratabilir.

73

Müzzemmil

Müzzemmil Suresi, Kur'an-ı Kerim’in 73. suresi olup, derin anlamları ve ruhsal tesirleriyle dikkat çeker. Bu sure, ibadet ve zikirle meşgul olmanın önemini vurgularken, Müslümanların manevi hayatlarını güçlendirmelerine yardımcı olur. Özellikle gece namazı için teşvik edici ifadeler içermektedir. Müzzemmil Suresi, zorluklar karşısında sabretmeyi, Allah’a güvenmeyi ve derin bir bağlılık göstermeyi öğütler. Bu sureyi okumanın, ruhu aydınlatan ve kalbi rahatlatan pek çok faydası vardır. Her türlü sıkıntı ve kaygı içinde olanlar, bu sure aracılığıyla huzura ulaşabilir, zihinlerini ve gönüllerini arındırabilirler.