الوارث
El-Vâris
"Mirascı, mirası alan."
El-Vâris, Allah'ın vaktiyle her şeyin sahibine döneceğini, dünya hayatının geçici olduğunu ve asıl kalıcılığın yalnızca Ona ait olduğunu belirtir. Bu isim, kudret ve mülkün yalnızca Allah'a ait olduğu gerçeğini hatırlatır. İnsanların sahip olduğu her şey aslında O'na aittir ve biz bu dünyada sadece birer emaneti geçici bir süre tutmaktayız. Tasavvufi anlamda, El-Vâris kelimesi aynı zamanda ruhun, dünya yaşamından sonra ebedi aleme intikal etmesiyle ilişkili bir derinlik taşır. İnsan, bu dünyada edindiği her şeyin gerçekte ona ait olmadığını, asıl mirasın ahiret hayatında, iyi amellerle elde edilen sevaplar olduğunu anladığında, yaşamında daha derin bir anlam ve amaç bulacaktır. Bu bilinç, insanın maddiyatı aşması ve manevi değerlere yönelmesi için bir kapı açar. Ruhsal anlamda El-Vâris, insanın kendisini sürekli olarak arındırması, eğitim ve terbiye ile nihai her şeyin Allah'a döneceğini idrak etmesini sağlar. Kalp ve ruh, bu anlayış ile huzur bulur; dünyevi kaygılar geride kalır. El-Vâris ile yapılan zikir, ruhu yenileyerek insanı manevi bir uyanışa ve gerçek mirasın peşine düşmesine yönlendirir.
El-Vâris isminin sürekli zikredilmesi, kişinin hem maddi hem de manevi kaygılarını azaltır. Bu ismi zikredenler, dünya mülküne ve geçici zevklere olan bağlılıklarını azaltarak, ruhlarını ebedî mirasa yönlendirme fırsatını bulurlar. Allah'a olan güveni güçlendirir ve geçici olan her şeyin geride kalıp asıl zenginliğin yalnızca O'nda olduğunu hatırlatır.